Cuma, Kasım 18, 2005

Sanalim, sanalsin, sanaliz...


Bizim pastane'den Zinnur, ne kadar sanal oldugumu sormus. Sanal alem, diger adiyla Internet, inanilmaz kolaylik saglayan, zaman kazandiran, bilgiyi yakin ve ulasilabilir kilan cok onemli bir bulus. Neredeyse hic kutuphaneye ayak basmadan tez yazdigima inanabilirmisiniz? Tum dergiler elektronik olarak online klavyemin ucunda, istedigim makaleye evimden aninda ulasabildim. Netscape'te ilk sayfam google'dir, Internet explorer'da bloglines:). Gunluk kullanimim ozetle: maillesme (bazen 5 saniye'de bir email konrol ediyorum ama bunu genelde, islerimde takildigim ve ilerleyemedigim zaman can sikintisindan yaparim), ders hazirlarken internet en onemli kaynagim, internetten Fransizca radyo dinliyorum (malesef dinlenilmeye degecek online bir Turk radyosu bulamadim, yonlendirmelere acigim), internetten Turkce gazete okuyorum, tum fatura odemelerini ve banka islerini internetten yapiyorum. Alisveris konusuna gelince, yasadigim sehirde bulamadigim seyleri internetten aliyorum. Kitap disindaki seyleri, yakindan gorerek ve dokunarak almayi tercih ediyorum. Ve bu liste boyle uzar gider...

  1. Günde kaç saat Internetteyim: Sabah kalkar kalmaz yaptigim ilk is bilgisayari acmak ve mailimi kontrol etmektir. Gece yatmadan once yaptigim son sey bilgisayari kapamaktir. Artik gerisini siz dusunun...
  2. Herhangi bir mesajlaşma yazılımı kullanıyor muyum? MSN ve yahoo messenger kurulu bilgisayarimda ama aktif kullanici degilim. Onlarida Turkiye ile sesli-goruntulu bir sekilde gorusebilmek icin kurmustum (telefona alternatif olarak). Chat yapmaktan hoslanmam, MSN-messenger'da oldugum zaman offline gorunmeyi ve konusmak istedigim biri varsa online gorunmeyi tercih ediyorum. Durup dururken tanimadigim biri tarafindan slm nasilsin diye rahatsiz edilmekten hic hoslanmiyorum cunku.
  3. Kaç tane mail adresim var? 1 hotmail (asil), 1 yahoo (yahoo adresi olan tanidiklar ile messenger'da gorusebilmek icin almistim), 1 okul mail adresim var.
  4. Benimle bütünleşen bir nick namemim var mı? Hayir, her zaman soyadimi kullanirim.
  5. İnternet ortamında tanışıp gerçek yaşamımda pekişen arkadaşlıklarım var mı? Hayir. Hatta tersi oldu diyebilirim. Kitalar arasi mail tabanli kavgalar bile ettim:) (Seval hala kusmusun?) Paylasmayi -> anlatmayi -> konusmayi -> yazmayi cok severim normalde. Herseyi detayli anlatan cok uzun mailler yazdim, ta ki anlasilmadigimi, bu yolla iletisimin yeterli olmadigini farkedinceye kadar. Artik yazma hevesim pek kalmadi.
  6. İnternet üzerinden alışveriş yapıyormuyum? Evet, amazon'dan kitap, online Turk marketlerinden Turk urunler, ucak-tren biletleri aklima gelenler. Giyim-kusam konusunda internetten almiyorum ama gidecegim magazanin sitesine onceden bakip ilgimi cekenleri tespit ediyorum, ve hedefe yonelik alisveris yapmayi tercih ediyorum.
  7. Lütfen şu cümleciği iki saniye düşünüp aklınıza ilk gelen cümleciği yazınız."Ya Internet olmasaydı?" Nasil yani? Hic mi olmasaydi? Hemen icat edelim:) Yoksa birden yok mu oluverseydi? Birden niye yok oluyor canim, bozuksa tamir ederiz:) Saka bir yana, internet olmasaydi hayat devam ederdi, bazi acilardan daha zor olurdu, ama hayat hep devam ediyor!

Salı, Kasım 15, 2005

Guvecte hurmali ve kaju findikli kusbasi kuzu...



Gecen ay ki #Ye etkinligine Lubnan usulu humus ile katilmistim. Bu sefer, kuzey Afrika'ya (muhtemelen Fas veya Cezayir) dogru yol aliyoruz. Aslinda hersey, gecen iletideki kaynamis kek tarifinin ardinda yapilan yorumlarla basladi. Kek'teki karabiberin bende uyandirdigi kuskulara ragmen olumlu sonucun ardndan niye olmasin demistim, Cezayir mutfaginda siklikla yapildigi gibi tarcin'li et yemegi icin. Bunun uzerine, Zinnur kendi tecrubesini anlatti, ve cok memnun kaldigini dile getirdi. Ozellikle buranin pekte lezzetli olmayan ve cok agir bir kokusu olan kuzu etini lezzetlendirdigi yonunde taniklik yapti. Kisacik bir arastirma yetti bu tagine (tajin diye okunuyor, guvec demek sanirim) tarifini bulmak icin. Tavuk yerine kuzuda kullanilabilirmis. Hurma yerine, kuru erik, veya kuru kayisi da kullanilabilirmis. Ama bugun hurma gunu! Sevgili Melda'nin davetlisiyiz hepimiz bugun. O halde, Yemek Zevkinde bulusmak uzere, huzurlarinizda, guvecte hurmali kuzu eti.

Icindekiler (6 kisilik):
  • 1 kg parcalara ayrilmis tavuk (ben kuzu kusbasi kullandim)
  • 1 olcu safran (bende yoktu)
  • 80 gr zeytinyagi (goz el karari kullandim :))
  • 2 sogan, dogranmis
  • 1 kabuk tarcin
  • 1 kahve kasigi toz tarcin
  • 1 yemek kasigi bal
  • 400 gr hurma
  • 150 gr badem, soyulmus (badem yoktu, kaju fistigi kullandim)
  • 1 yemek kasigi susam
  • tuz, karabiber
Yapilisi:
Guvece sirayla tavuk parcalari, tuz, karabiber, safran, kabuk tarcin, ve soganlar konur. Ustunu ortecek kadar su eklenir. Orta ateste 40 dakika pisirilir. Arada karistirilir, gerekirse su eklenir. Bu sureden sonra toz tarcin ve bal ekenir. Sos tum etleri kapliyacak sekilde karistirilir. Etler pisince, hurmalar yikanir ve tencereye eklenir. 1o dakika kisik ateste yumusamalari ve sosun yogunlasmasi saglanir. Bu arada, bir tavada bademler kavrulur. Yemek servis tabagina alinir, uste tavuk parcalari, en uste hurmalar dizilir. Ustune kavrulmus badem ve susam serpilir. Cok sicak yenilir.


Ilginc bir tecrube oldu. Cidden et cok lezzetliydi. Bana sanki tarcin ve karabiber birbirini dengeledi gibi geldi. Biri olmasa o guzel tat bozulacakmis gibi. Ayni denge, hurma ve badem-susam (kaju-susam) icinde gecerli gibi geldi bana. Hurmanin tatliligi, susam ve kajunun tuzlu tadi... birinin yoklugu dengeyi bozacakmis gibi hissettim. Birde, bir daha ki sefer tarife sadik kalip tavukla denemek istiyorum.


Cumartesi, Kasım 05, 2005

Kaynamis kek veya bir Irlanda tarifi...

Trish Deseine'nin "Mes petits plats préférés" isimli kitabindan bu tarifi burada gordum. Irlanda'da bu kek'e, boiled cake deniliyormus, yani kaynamis kek. Isminin sebebi, yapimin ilk asamasinda neredeyse tum malzemelerin kaynatilmasindan kaynaklaniyor.

Orijinal tarifte sadece kuru uzum kullanilmasina ragmen, Ramazan baslamadan once komposto yapmak uzere aldigim kuru visne, kuru kayisi, ve kuru erigi de ekledim. Yine asil tarifte tum kuru meyveler 1 kupa suda pisirilirken, ben 1 kupa cok demli cay tercih ettim (sadece dem desek daha dogru olacak). Son olarak, tarifte 4 epices (fr) ~ allspice (in) ~ yenibahar (tr) denilen bir baharat kullaniliyor. Nette yaptigim gezintide, tek bir bitkiden elde edilen bu baharatin hem karanfil, hem karabiber, hem tarcin, hem de muskat'in tadini animsattigini ogrendim. Yapay olarak yukarida adi gecen baharatlar karistirilarak yapilabilirmis. Hatta, zencefil'de eklendigi taktirde cok daha guzel bir aroma elde edilirmis. Ben de oyle yaptim. Bu arada karanfil rendelemenin cok zor bir is oldugunu soyleyeyim, tecrubeyle sabit :) Neyse ki yakinda kavusuyorum havanima.

Malzemeler:
  • 22,5 cl su (1 kupa demli cay kullandim)
  • 110 g tuzlu tereyag (tuzsuz kullandim)
  • 200 g esmer seker (150g rafine seker kullandim)
  • 150 g beyaz uzum kurusu + 150 g siyah uzum kurusu (uzum + erik + kayisi + visne kurusu kullandim)
  • 2 tatli kasigi yenibahar (goz karari ayni olcu tarcin + karanfil + zencefil + muskat + karabiber kullandim)
  • 230 g un
  • 1 kabartma tozu
  • 1 yumurta, cirpilmis

Yapilisi:

Bir tencerede: su + tereyag + seker + kuru meyve + baharat kaynama noktasina getirilir ve kisik ateste arada karistirilarak 20 dakika pisirilir. Karisim iyice sogumaya birakilir.
Firin 180°C de isitilir. Ayri bir kapta un + kabartma tozu harmanlanir. Cirpilmis yumurta sogumus karisima katilir, cirpilir. Unlu karisim eklenir, cirpilir. Yaglanmis kek kalibina bosaltilir, 45 dakika pisirilir. Soguduktan sonra yenilir.





Keki cok korkarak yaptim, ozellikle karabiberin etkisini merak ettim. Baharatlarin hicbiri baskin olarak hissedilmiyor. Karabiber alisik oldugumuz anlamda farkedilmiyor bile, sadece bogazda hafif ama hos bir yanma hissi veriyor. Sanki diger tatlari daha iyi algilamamizi saglar gibi.



Yandaki resimde ise ilk tahinli ekmek denemem var. Pogaca yaparken, ic malzeme yetmeyince, aklima geliverdi (Sibel'in tahinli coreklerinin de payi buyuk muhakkak :)) 2 ceviz buyuklugundeki mayali hamuru uzun ince serit seklinde actiktan sonra ortasina, tahin - seker - ceviz, karisimindan surdum. Once enlemesine, sonra boylamasina yuvarladim. Yumurta aki surdum ve susam serptim. Tum firin kaplarim pogaca pisirmekle mesgul olduklari icin, muffin kaliplarima yerlestirdim. Galiba bundan boyle her pogaca pistiginde tahinli ekmekte pisecek :)

Perşembe, Kasım 03, 2005

Fastaneli truffle...

Aslinda, fastane sekeri'nin tarifini gorur gormez Yogurtland'de, denemek istemis, kuru fasulyemi haslamis, malzemelerimi hazirlamistim. Ama rondo niyetine kullanarak kendisine iskence ettigim smoothies makinama - (kabaca, sadece buz parcalamaya yarayan ve oldukca yumusak (meyve gibi) seyleri kucultebilen sey) - guvenemeyip vazgecmis, kurufasulyede zeytinyagli pilakiye donusmustu. Ne var ki, dun aksam hamileliginin son uc haftasini yasayan bir arkadasim cikolata kapli kesthane sekeri ozledigini soyleyince, belki olur umuduyla bir denemek istedim. Fethiye'nin tarifine sadik kalarak hazirladigim karisimi gece yarisi 3 gibi firina surdum, 4'te cikardim. Evet ustunde bir kabuk olusmustu, evet kabugun alti hala islakti. O sekliyle cok estetik (ve en onemlisi istah acici) gorundugude soylenemezdi. Tabii sogumasini beklemek istemedim (haliyle uykum vardi). Niyetim, kasik yardimiyla yuvarlak bir sekil vererek mikrodalgada erittigim cikolatayla kaplamapti. Fastane sicak ve yumusak oldugundan, basarili olamadim. Bari, kucuk kagit muffin kaliplarina biraz cikolata koyup, ustune kasikla fastaneyi yerlestirip, tekrar ustune cikolata sureyim dedim. Bu sekilde yaptim ama yine pek estetik gorunmuyordu, cikolatayi pek suremedigim ve tek bir bolgede toplanmis gorundugu icin. Saat 4:30 oldugu icin, oda sicakliginda biraktim ve uyumaya gittim. Bir tanesini buzdolabina koydum, soguk soguk sabah tadina bakmak icin. Disarida kalanlar sabah hala yumusakti, buzdolabindakinin tadi cok nefis ama goruntusu... garipti. Tatli canavari esim bile parmagini surmek istemedigine gore... Ne yapsam diye dusunurken, Zinnur'un Truffle'lari geldi aklima. Once ustu aci cikolatali kapli fastaneleri biraz buzlukta bekletik donmalarini sagladim. Sonra elimde yuvarlayip kakaoya buladim.
Sonuc... herkes cok cok cok begendi, kimse fasulye oldugunu anlamadi. Tavsiye edebilecegim bir deneme oldu sanirim.